Yukarı

Yatırımcı Psikolojisi

Çalışma hayatımızda elde ettiğimiz kazançların bir bölümünü temel zorunlu  ihtiyaçlarımız için harcadıktan sonra bir kısmını zevkimize göre harcarız. Diğer geri kalan son kısmını ise tasarruf etmek için ayırırız. Tasarruflarımızı ise genellikle getiri sağlayabileceğimiz farklı yatırım enstrümanlarında değerlendirmeye çalışırız. Bu yatırım enstrümanı bir konut olabilir, veya bir arsa veya bir finansal enstrüman olabilir. Finansal enstrümanlarda kimisi kısa vadeli yatırımlardan hızlı kar elde ederek kazanç sağlamaya çalışır, kimisi ise orta veya uzun vadeli yatırımcı olarak ek gelir sağlamaya çalışır. İster kısa vadeli yatırımcı olun ister uzun vadeli yatırımcı olun, tasarrufları değerlendirme konusunda Yatırımcı Psikolojisinin yeri ayrıdır.

Yatırımcı olmak da ayrı bir meslektir. Hele ki eğer yatırımlarınıza her gün değer katmak için trader’lık mesleğini icra ediyorsanız, inanın dünyanın en zor mesleklerinden birini yapıyorsunuz demektir. Yatırımcıların finansal piyasalardaki hızlı yön değişimleri karşısında aynı rasyonel hareketleri göstermesi gerekmektedir. Eğer yatırımcılar davranış biçimlerinde aynı hızlı değişkenliği gösteremez ve rasyonel kararları hızlı bir şekilde veremez ise piyasalardaki fiyat oynaklığını doğru şekilde takip edemez ve bunun sonucunda yatırımları muhtemelen para kayıpları ile sonuçlandıracaktır.

Para kayıplarını minimum seviyeye indirgemek için “Davranışsal Finans” olarak tanımladığımız yatırımcıların rasyonel kararlar verememe durumunu aşmak için bazı yöntemler geliştirilmiştir. Davranış bilimcileri, yatırımcıların piyasa davranışlarında dört ana unsurda rasyonel olmayan davranış biçimine sahip olduklarını belirlemişlerdir.

  1. Aşırı Güven
  2. Kaybetme Korkusu
  3. Sürü Pisikolojisi
  4. Yön Karmaşası

Yatırımcılar genellikle piyasaya girmeden önce kendilerine fazlasıyla güvenirler. Piyasaya ilişkin öğrendiği bilgiler ile birlikte kendi yeteneklerine, şansına ve iç güdülerine fazlasıyla güvenir. Özellikle ilk bir kaç işlemden para kazanması durumunda, bu aşırı güven yatırımcılarda tavan yapar. Bu durum yatırımcılarda piyasayı küçümseme duygusunu ateşler. Piyasanın küçümsenmesi durumunda, yatırımcı psikolojisi piyasayı sürekli yenme moduna girer. Bu durum bir yatırımcı için kayıpların başlayacağı nokta olur. Çünkü piyasaları sürekli yenebilme ihtimali çok düşüktür.

Yatırımcı psikolojisinde kaybetme korkusu yatırımcıların kabusu niteliğindedir. Yatırımcıların en tipik ve bilindik davranışsal hareketlerinden en önemlisi, kârlı varlıklarını hemen satıp, zararda olan yatırımını sıfırlayana kadar beklemektir. Yatırımcı psikolojisinde, yatırımcıların %90’ı kârda olan pozisyonlarının üzerinde durmayarak, ufak kazançları hemen alıp pozisyonlarını kapatmak isterler. Ekranlarında pozisyonları üzerindeki kârlar mutluluk hormonu salgılar ve davranış biçimi kârı alıp çıkmakla sonlanır. Diğer tarafta yatırımcıların çoğunluğu zararda olan pozisyonlarını hiç kapatmak istemez. Piyasanın tekrar pozisyonu yönüne döneceğine kendisini fazlasıyla inandırır ve zararda olan pozisyonlarını hiç kapatmaz. İnandığı gibi piyasa ona bazen şans tanır ve zararları minimum düzeye indiğinde bile kapatmayı pek tercih etmez. Çünkü yatırımcı psikolojisinde o pozisyonun mutlaka kâra geçmesi hedeflenmektedir. Genellikle bu tip durumlarda %90 ihtimalle o pozisyon hiç kâra geçmez ve uzun süre zararlı pozisyon üzerinde durulur. Yatırımcının bu süre zarfında sinirleri oldukça yıpranır. Yaptığı analizlerin çoğu taşıdığı pozisyon lehine gelişmesini beklediği gözlemlerden oluşturacaktır. Bu durum daha fazla zararda beklemeye tahammülü kalmayan yatırımcının piyasayı objektif olarak görememesine sebebiyet verecektir. Hisse senedi yatırımcılarının çoğu bu yatırım psikolojisinde elindeki varlıkları zararına satarak piyasadan çıkar. Forex piyasasında işlem yapan yatırımcılar ise kaldıracın etkisiyle varlığını neredeyse sıfırlayana kadar pozisyonunda zararla bekleyecektir.

Kaybetme korkusu aslında bir nevi sürü psikolojisini tetikler. Piyasa yatırımcıları ne yapıyorsa bende onu yapayım diyerek sürü içerisinde yönünü bulmaya çalışır. Yatırımcı finansal piyasalarda temel ve teknik analiz bilgisini kuvvetlendirdikçe bu analiz metotlarını birer birer uygulamaya koyar. Sürü psikolojisinde bilgi paylaşımı gruplar arasında var olduğu için grupların genellikle bireylerden daha doğru karar verdiği düşüncesi ön plana çıkar. Elliot Dalga Teorileri ile doğru dalgaların içinde yer alamamak, Stochastic aşırı bölgelerinde piyasanın sürekli o bölgede kalarak doğru trend üzerinde kalamaması, RSI ve MACD göstergelerde uyumsuzluk süreçlerine sürekli takılan yatırımcının pes etme olgusu da bu süreçte gelişir. Kendisine güvenmeyen, indikatör, gösterge veya başka yöntemlerden medet bulan yatırımcının psikolojisi bu süreçte piyasaya yenik düşer.

Yatırımcılar genellikle büyük resmi göremezler. Halbuki bazen Borsa, EURUSD, Petrol veya Altın fiyatlarında yön hangi tarafa diye yatırım dünyasını uzaktan izleyen bireylere sorulduğunda, çoğu yatırımcılardan daha iyi cevaplar alabilirsiniz. Yatırımcılar ne zaman piyasanın içine derinlemesine girdikleri zaman yön karmaşasına uğrarlar. Sık sık pozisyon değiştirirler. Sık sık yön değişimi ve buna bağlı olarak pozisyon değişimi yatırımcı psikolojisinde kafa karışıklığına neden olur. Gerek teknik analiz bilgileri ile oluşan sinyal kirliliği, gerekse de temel açıdan izlemiş olduğu TV programları, analist yorumları ve okuduğu yığınlarca raporlar yatırımcıların piyasa yönündeki eğiliminde yanlış kararlar vermesine neden olmaktadır. Halbuki yatırımcı bu noktada büyük resmi rasyonel bakış açısıyla sürekli zihninde tutmalıdır. Yatırımcı piyasa ile ilgili elde ettiği tüm bilgileri iyi bir şekilde özümsemelidir. Neden sonuç ilişkilerini iyi kurgulamalıdır. Her ne kadar teknik analiz tarih tekerrür eder anlayışı ile formasyonların yeniden oluşması beklentileri hep güncelliğini korusa da,  finans piyasalarında ki fiyat hareketleri hep ezber bozan niteliğindedir.

Bir çok yatırımcı, yatırım kararı alırken, farklı yatırım psikolojisine sahiptir. Bu konuda önemli olan yatırımcının rasyonel olmayan kararlardan kaçınması ile işlem stratejisi oluşturması zeminini kendisinin yaratabilme yeteneğine sahip olmasıdır. Sahip olacağı bu yetenek sayesinde piyasayı sürekli yenebilme olgusuna kavuşma yine yatırımcının kendi elindedir.

Paylaş